17 Eylül 2018 Pazartesi

'SEVGİME DEĞER'

Birine en fazla kaç kere güvendiniz, kaç kere yarı yolda bırakıldınız da yine de beklediniz, aynı insanı tekrar tekrar kaç kere sevdiniz, katlandınız, ağladınız, üzüldünüz, kaldırımlara, çocuk parklarının köşelerine, banklara çöküp gecenin sessizliğinde göz yaşlarınız süzüldü siz gökyüzündeki yıldızlara bakıp iç çekerken ve biri için böylesine üzülmemek gerektiğini duydunuz hep?
Sevgiyi, aşkı yücelttiniz, hayatınızın merkezine koydunuz çünkü hayatta gerçek olan tek duygu buydu. El değmemiş, öylesine saf, öylesine temiz.
Bunu yaptığınız için suçlandınız, 'Başkaları mı yok' dedi, başkasına tercih etmediğiniz insan. Oysa başkaları vardı, her zaman vardı. Ellerini uzattılar ama yüzlerine bakmadınız bile.
Tek bir kişi vardı çünkü, olması gereken buydu. Doğrusu buydu.
Değmeyeceğini kabullenmek zor oldu, öylesine acıttı ki canımı dünyada bundan başka acı yok sandım ölüm dışında.
Babannemi kaybedişimi de kabullenememiştim ki mezarının başına gitmedikçe hala yaşıyormuş gibi geliyor bana. Ben ondan öğrendim iyiliği, sevgiyi, sevdiklerin için çabalamayı. Bu yüzden kaybetmişti oysa benliğini o da, yavaş yavaş...
Önce bedeni sonra beyni kaldıramadı bu gerçeği ve unutmaya başladı her şeyi.
Adımı ve beni son hatırladığında ellerinden tutup, yanına oturmuştum. Gülen gözleri 5 dakika sonra donuklaştı yine unuttu adımı sonra tekrar hatırlattım kendimi. Bir şeyleri unutmak ister gibiydi hep, hatırladığı zaman susup dalıyordu uzaklara, acı veriyordu belli ki anıları ona.
Konuşmayı bıraktığı zaman ise sevdiği insana yanında kalmasını söylediği geceymiş, çok sonra öğrendim. Büyükbabam istediğini reddedip başka odaya geçtiği gece konuşmayı bırakmış.
Son zamanlarında yüzünü, ellerini usul usul silerken baktı gözlerimin içine; konuşamasa da anladım ne kadar çok acı çektiğini, onu sevginin toparlayabileceğini.
Gözlerinden yaşlar süzüldü, hafif dokunuşlarım şefkat göstergesiydi çünkü. Sevgi ve şefkat.
Hayatımda sevgiye bu kadar tapan başka birini daha tanımadım  fakat bu sevgi onu kaybetmeme neden oldu.
Tıpkı beni üzen şeyin 'sevgi' oluşu gibi.
Seni çok seviyorum  babaanne, senin gibi tertemiz, yalansız, dolansız sevdim ben de. Senden öğrendiğim gibi değer verdim insanlara.
Hastalıktan ve yorgunluktan ölsem de, haksızlığa uğrasam da, kötü sözler duysam da, hayallerim binlerce kez suya düşürülmüş olsa da, önemsenmemiş olsam da sevdim.
Şimdi olsan yine 'sev' derdin bana.
Sevmemek lazımmış babaanne, insanlar böyle yapıyorlar artık.
Aynı anda kalplerine bir sürü insanı sığdırıp, yeri geldiğinde anında silebiliyorlar gözlerini kırpmadan.
Başkaları da var diyorlar, başkaları da olabilir. Sanki marketten sebze, meyve alıyormuş gibi kolayca.
Ve artık kapımı da kapatıyorum herkese ve her şeye.
Kapıları kapatmamak gerek derdin, savaşmak gerek. Ben açık tuttum o kapıyı da, çıkıp dolaşıp geldiğinde kapıyı açık görünce gidip - gelmenin kolay olduğu sanıldı.
Daha fazla hata yaptı o kapıdan rüzgar gibi çıkıp giden.
İsteyen beni bulmak için bütün kapıları çalarmış oysa, gerekirse kırarmış ben varsam o kapının arkasında tabi sözde kalmamalı.
Ben senin sevgini yine yaşatacağım sokak hayvanlarıyla, çocuklarla, yaşlılarla...
Sen üzülme yeter ki.
Üzüldüğümü gördüğünde 'Seni kim üzdü, göster kırıvereyim bacaklarını' derdin.
Olsan da yine desen, gülsek, saçlarımı okşasan yine saatlerce hiç bıkmadan, yorulmadan ve yine asmalarla çevrili balkonda oturup dondurmacıyı beklesek birlikte.
Sevgime değer biri olsun babaanne, ne olursun olsun.


------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sezen Aksu - Güllerim Soldu - https://youtu.be/bMjp-SORUU4
-------------------------------------
Güllerim soldu kaldırımlarda 
Gonca yüklü dallarıma ayaz vurdu 
Bir tek sana güvenmiştim 
Öncem yoktu, sonram yoktu 
---------------------------------------

Fikri Karayel - Morg - https://youtu.be/hyS-li5cpQ0




1 yorum:

Öne Çıkan Yayın

'ELALEM NE DER?'

Eminim sizin de annenizin, babanızın, akrabalarınızın sizin çok heveslendiğiniz bir şey için, sizi engellediği zamanlar olmuştur. Çünkü '...