21 Haziran 2018 Perşembe

''KARANLIK KALPLER''

Yavaş yavaş düzeliyor sanırım, açılıyor gözlerim. Meğer ben 2 yıl boyunca verdiğim emekler için göz yaşı dökmüşüm. Üzerimdeki hakimiyetin, baskının, gösterilen şiddetin, ses yükseltmelerin farkına varamamışım hiç. Güçlü ve özgür bir kadınken minik bir kıza dönüşmüşüm ve o kıza hiç acımamış, üzülmemiş minik kızın hayran olduğu, kahramanı olarak gördüğü, kalbini, zamanını, emeğini verdiği adam.
Akıttığı her göz yaşı demagoji olarak anılmış, ağzından çıkan her cümle adama çarpıp ona geri dönmüş. Ufak ufak yaralar açmış bedeninde.

Fakat küçük kız öldü artık ve içindeki kadın eskisinden daha korkusuz, daha özgür, daha acımasız, daha güçlü, akıllı ve kararlı.
Neyi isteyip neyi istemediğini iyi biliyor. Ruhunu bar köşelerinde, tanımadığı insanlarla kirletmiyor. Kaliteli insanlarla uzun uzun kaliteli sohbetler ediyor, kariyeri için arayışlara giriyor.
Zaten böyle olması gerekmiyor mu? Oysa insanlar kendilerini dağıtmaktan başka bir şey yapmıyorlar.
Bir ilişkiden diğerine koşuyorlar anında. Ya bi durun soluklanın, doğru insan arayışında olun. Ne diye bedeninizi ve ruhunuzu yoruyorsunuz ki? Bi yalnız kalın, tadını çıkartın yalnızlığın sonra bu yalnızlığınızı paylaşacak birini bulun. Ama bakıyorum da 1-2 ay öncesinde aşkından ölüp bitenler şimdi başkalarına destanlar yazıp, cilveleşiyor. Hadi sizin kalbinizin bir önemi yok, duygularınız yalan, cümleleriniz yalan, ruhsuz, hissiz birisiniz belli ki ama mideniz nasıl kaldırıyor ya? Aylar önce canınızın içi olan adam/kadın şimdi bir anda hiç bir şeyiniz olabilirken hiç sevmemiş gibi yeni birilerine canım, bebeğim, birtanem diyebiliyorsunuz. Sizin kaç canınız var? Kaç bir taneniz var?
Canımı en çok sıkan konu ise bu. Yeni yazılan kişinin geçmişte ne kadar berbat insanlar olduğunuzdan bir haber olması. Tertemiz, sütten çıkmış ak kaşık gibi konuşmuyor musunuz onlarla şaşıp kalıyorum. Sizin uyguladığınız şiddetten, ağzınızdan çıkan çirkin sözlerden bir haberler. Sizin gibi olan arkadaşlarınız da bunlardan bi haber size çevresindekileri 'yamamaya' çalışıyor. Yazık doğrusu. Size kan kusturan insanlar şimdi bir başkası için ağzından bal damlatıyor.
Sizin bir şeyleri söylemek, anlatmak istediğiniz için beklediğiniz insanlar başkalarını sabahlara kadar dinliyorlar. Bu yüzden vazgeçmeli artık. Siz acı çekerken neredelerdi? Siz onun için endişelenirken o başkası için endişeleniyordu belki de. Ne haldesiniz, öldünüz mü, kaldınız mı umrunda bile olmadı. Tek derdi sevişmekti belki de. O derece ruhsuzdu artık, o derece pis ve kirliydi, basitti.
İnsanı üzen de yaptıkları olmuyor, sevdiğiniz insanın nasıl bir insana dönüştüğüne gözlerinizle tanık olmanız üzüyor. Keşke zamanı geriye alabilseniz değil mi? O güzel günlere, güzel bir insan olduğu zamanlara ait anılar o kadar yakıyor ki insanın yüreğini. O yazılan yazılar, gidilen yerler, çekilen fotoğraflar. Nasıl diye düşünüyor insan, nasıl gelebildin bu hale?
Tanınmayacak hale.
Neden farkına varamıyorsun hala, düzeltmiyorsun kendini, telafi etmiyorsun yaşattığın bunca acı dolu zamanları?
Ama yok hepsi boş, insanlar boş. Oysa kitaplardan söz ederken sesleri ne kadar farklıydı değil mi? Kitap gibiydi, derin, bir şeyler anlatır gibiydi gözleri kalbine savaş açmak ister gibiydi fakat buna gücü yok gibiydi. Bu halinden memnun yanı kapkaranlıktı ve bu karanlık yavaş yavaş aydınlık tarafını da çürütüyordu...
Dış görüntünüze gösterdiğiniz özeni, ruhunuza, kalbinize, düşüncelerinize de gösterin.
Güzel kalpli insanların kalplerinden öpüyorum, kötülerin ise gözlerinden. Gözlerden öpmek ayrılık demekti değil mi? Öyleyse kötülüklerden ayrılma vakti.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

MÜZİK:

Teoman - Kadının Gidişi - https://www.youtube.com/watch?v=0yXEeo5D1us
Teoman - Güzel Bir Gün - https://www.youtube.com/watch?v=bKHTjmOLU0k
Alarga - Kendime Not - https://www.youtube.com/watch?v=ckAPqOt4NDQ
Alarga - Bu Çok İnsani Bi' Şey - https://www.youtube.com/watch?v=LJTHqHOIibc
Can Ozan - Mutlu olmak Zordur Derler - https://www.youtube.com/watch?v=4p27McMZYl8

MAKALE***:

Kadınlar Susarak Gider

Çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir.
kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. Sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma! Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez.
Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.
Kadın susarak gider!
En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. Ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.

CEMAL SÜREYA

https://www.siiratolyesi.com
sitesinden alıntıdır.



4 yorum:

  1. Dış görüntünüze gösterdiğiniz özeni, ruhunuza, kalbinize, düşüncelerinize de gösterin.Bu cümle aslında o kadar çok şey anlatıyor ki! Maalesef ruhumuzu duyup anlamakta yetersiz kalabiliyoruz yada gerektiği kadar dinlemiyoruz.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba, sizin gibi kaliteli içerik üreten bir yazarı blog yazarlarının sosyal paylaşım ve buluşma noktasında görmek isteriz. Böylelikle içeriklerinizi diğer blog yazarlarına tanıtabilir ve diğer blog yazarlarıyla kolaylıkla iletişim kurabilirsiniz. İyi çalışmalar. http://blogworld.com.tr.ht/

    YanıtlaSil

Öne Çıkan Yayın

'ELALEM NE DER?'

Eminim sizin de annenizin, babanızın, akrabalarınızın sizin çok heveslendiğiniz bir şey için, sizi engellediği zamanlar olmuştur. Çünkü '...